E-Posta:  
Şifreniz: Beni hatırla
.
  Arama
   
.
  Son 10 Üye
  » starfish
  » me_rock_et
  » Zombi
  » sepulturist
  » rock_celipon
  » Rewind
  » watain
  » ozankutlu
  » kingrocksijen
.
  Son 10 Başlık
» izmirstudyo

» Greenday'den Farklı Bir Tarz

» Duman ne zaman Ankara'ya gelecek?

» metal-rap (cry)

» Metallica Tribute (Londra / İngiltere) Türkiye Turu

» gece

» Odanızın duvarında hangi posterler asılı?

» İnsan Hakları için Harekete Geç - Gevende Konseri

» Güldünya Şarkıları - Kadına Şiddete Son

» Rammstein Logosunu Hakkında...

.

Bölüm » Aydilge
 • Zaman Gazetesi - Aydilge Röportajı
Mesaj sayısı: 765
Kayıt: 02.04.2007
Durumu: Offline
08-07-2007 00:59

Küçük yaşta garajda başlıyor müzik maceranız. Garaj, Amerikan filmlerine bir öykünme miydi?

Bazen filmler gerçek hayatı yönetmeye başlıyor. Garaj da Amerikan filmlerinde bir imajdı. 14 yaşında bir gencin çok fazla sorgulaması ne imaj ne değil anlayabilmesi mümkün değil. Fakat ben garajı hiçbir filmdeki gibi yapmadım. Orada kendime küçük bir ev yarattım. Hiçbir filmdeki gibi yapmadım orayı. Tamamen kendi istediğim gibi düzenledim. Önemli olan bir şeye öykünürken onu bir yerde bırakabilmek ve kendi tarzını oturtabilmek. Rockçılar siyah kullanır mekânlarında; ama benim garajım rengarenkti, kuru çiçekler vardı.

Rockçılar niye siyaha mahkumdur? Kendi dünyalarındaki karşılığı nedir bunun?


Bu aslında insanların bir gruba ait olma ve kendilerini o şekilde güvende hissedebilme isteği ile ilgili bir şey. Eskiden insanların kimlikleri daha rahat belirleniyordu. Şimdilerde insanlar kimliksiz ve herhangi bir şeye bağlanma hissiyatı içindeler. Gençler özellikle tam bir kimlik bunalımı içindeler. Kendilerini grupla ve müzikle bir şey hissediyorlar. Fakat bence bunun kılık-kıyafet ile hiç ilgisi yok. Genel olarak baktığınızda ben de rock altyapılı müzik yapıyorum; ama hiçbir zaman kendimi siyahlara mahkum etmiyorum.

Rock dinleyicisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Gerçekten hayatı sorguluyorlar mı?

Hayatı sorgulayan ve böyle müzik yapan bir kitle var. Bunları dinleyen bir kesim de şüphesiz var. Fakat kendine kimlik oluşturmaktansa hazır kimliklerin içine girmeyi tercih eden bir kesim de var. Duygusal anlamda gelişmemiş, büyümemiş çok geniş bir insan topluluğu var. Çok boş bir kitle var. Tek yaptıkları boş sokaklarda kendi grupları içinde boş boş oturmak. ‘Sistemi eleştiriyoruz’ adı altında yapılan tembellikten başka bir şey değil. “Bu sistemde eğitim almak istemiyorum”, “Bu sistemde çalışmak istemiyorum” bu bir başkaldırı değil zayıflık, kaçış. Oysa sistemin içinde bulunarak farklı bir şeyler sunacaksın insanlara. İşleyen çarkın içinde öyle bir şey yapacaksın ki o çark dursun. Fakat bu her yerde var, sadece rockçılar içinde değil.

Başka gruplara kapalı ve dağınık rockçı gençler görüyoruz. Onların dünyasında inanç nerede duruyor?

Aslında sadece rockçılarda değil, yaşadığımız nesilde genel bir inançsızlık var. Sadece Tanrı’ya değil devlete, aileye ve daha birçok şeye dair. Bunda popüler kültürün çok etkisi var. İnsana üzülme, yitirme, duygulanma ve sorgulama fırsatı vermeyen bir sistemin içindeyiz. Böyle bir sistemde hiçbir şeyin inandırıcılığı kalmıyor. Bu genel inançsızlığı ben artık orta yaşta da görüyorum. İnsanlar arası ilişkiler bozulunca Tanrı’ya olan inanç da azalıyor.

‘Benim Tanrı ile ilk kırılmam’ diyorsunuz bir ifadenizde. O kırılmaya ne sebep oldu?

Benim küçük yaşta idol olarak gördüğüm, hayranlıktan çok şefkat duyduğum Kurt Cobain komaya girmişti. İnanılmaz dua ettim iyileşmesi için. Sanki benim yardımıma ihtiyacı varmış gibi hissediyordum. Fakat bir ay sonra öldü. Yaratıcı beni yarı yolda bıraktı, diye düşündüm 14 yaşındaki bir insanın kafa yapısı ile. Oysa biz resmin bütününü göremiyoruz belki hayırdır o an yaşadığımız olumsuzluk. Fakat çocuktum o zaman.

Yaptığınız müzik, alternatif müzik olarak değerlendiriliyor. Neden?

Çünkü ana akım pop kültüründen uzak. Gülşen, Hande Yener gibi değilim. Çok fazla rockçı takılan Şebnem Ferah, Özlem Tekin gibi isimlerden de farklıyım. O yüzden alternatif müzik diyorlar. Böyle değerlendirirsek bunu kabul ediyorum. Fakat alternatif müzik dediğinizde burun kıvıran bir tavır varmış gibi algılanırsa buna karşıyım. Bu kendini sınırlamak olur.

Hayranı olduğunuz Kurt Cobain, depresif ve mutsuzluğun diplerinde dolaşan biri. Siz ise hayata bağlı ve kendiyle barışık birisiniz. Sizi ona bağlayan neydi?

Şarkılarının sözlerini çok seviyordum. Çok acı çektiğini anlatan sözleri vardı. Ailesi ile çok büyük problemleri olan biriydi. Benim ailem ise çok mutluydu. Fakat benim onun için üzülmeme bu engel değildi. Empati kurabilmek çok önemli. Ben yazarlık kariyerimi de insanlar ile empati kurabilmeye ve onların acılarına ortak olabilmeye borçluyum. Başka insanların acılarını paylaşabilmek bana yük gibi gelmiyor. Hem yazar hem de müzisyen olmakla alakalı bir şey.

Müziğinizle istediğiniz kitleye ulaşabildiniz mi?

Benim Hande Yener, Gülşen gibi geniş bir kitlem yok. Öyle bir amacım da yok. Yapabileceğim her şeyi yapıyorum. Her yerde bangır bangır müziğim çalmıyor. Fakat öyle bir şey olsa bir yerde yanlışlık var derdim zaten. Önemli olan nicelik değil nitelik. Mor ve Ötesi’nin bir söylemi var. Sahnede atlamıyorlar, bağırıp çağırmıyorlar. Ben bunu çok önemli buluyorum. Ben de konserlerimde böğürmüyorum.

İki kitabınızda da kahramanlar sorunlu tipler. Yeni kitabınızda da kahraman öyle mi çıkacak karşımıza?

Doğru fakat bu defa öyle olmayacak. İki tarz olacak. Toplu olarak birikmiş öykülerim var. İki kitabımı da okurken insanlar hüzünleniyor. Kendimi tekrarlamamak adına bu defa farklı bir şey deniyorum. 14 yaşındayken benim denediğim bir tarz vardı. Toplum eleştirisi yaparken daha çok esprili bir dil kullanıyordum. Bunu deneyeceğim. Tabii yine çok acı çeken karakterler var. Yani bir konsept kitabı değil.

gençlik zaman - sayı 3




Mesaj sayısı: 17
Kayıt: 20.08.2008
Durumu: Offline
21-08-2008 07:35
Rockçılar niye siyaha mahkumdur? Kendi dünyalarındaki karşılığı nedir bunun?
saçma bi soru bence sonuçta mhakumluk diye birşey olamaz ortada sadece rock diyince akla ilk gelen renk siyah bunlar birbirleriyle bütünleşmiş artık


MaLLardan uzak. HayvansaL vé saLaksaL ki$iLikLérdén uzak. qérçék insanLarLa Yéni ßir hayat*


Mesaj sayısı: 2
Kayıt: 03.09.2008
Durumu: Offline
04-09-2008 02:42
kurban olurum dillerine beaa... ne kadar zekice cevaplar...kitabını okumadım ama kesinlikle okicam..bende 14 yaşındayım aslında benim de eleştri veya iltifat tarzım espirili bi dildedir..nie 14 yaşında karşıma çıkmadın ki




Cevap Yaz

Cevap yazabilmek için üye girişi yapmalısınız.
 


 
  rockturk.com © 2006  

# A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P Q R S Ş T U Ü V W X Y Z

# A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P Q R S Ş T U Ü V W X Y Z