E-Posta:  
Şifreniz: Beni hatırla
.
  Arama
   
.
  Son 10 Üye
  » dderinn
  » spesss
  » rOcKkK_AnGeL
  » catlakeftelya
  » ROCK_FB
  » black_rock...
  » black_lycee
  » BaDeM_RoCk_
  » badem
.
  Son 10 Başlık
» DOĞUM GÜNÜNE GÖRE KİŞİLİK TAHLİLİ

» İLGİNÇÇ

» İLGİLENİR MİSİNİZZZ!!!???

» Hangisine daha çok gülüyorsunuz?

» rock içi naparsın napmazsn?

» en sevdiğiniz oyuncu veya karakter

» resimde bi tuhaflık var bulana aşk olsun:)

» Kıyamet - Apocalypse Now

» Chuck Berry Konseri Ertelendi

» en uzun cümle??

.

Bölüm » Kurban
 • Milliyet - Kurban Röportajı
Mesaj sayısı: 705
Kayıt: 02.04.2007
Durumu: Online
28-06-2007 20:38


Neden kafayı yaşam ve ölüme taktınız?


Deniz Yılmaz: Albümü yaparken Mevlana, Edgar Allan Poe okuyordum. Yaşamla ölüm arasına takılan insanlar bunlar, durum biraz oradan kaynaklanıyor. Şarkı sözlerini yazarken her şeyi irdeliyordum; cinayetler, arkadaşlıklar... Bu anlamda "İnsanlar" albümünde biraz depresif takıldık.
Burak Gürpınar: Bu albümde kibir ve şiddeti de ele aldık. Türkiye’de şiddetin acayip bir ağırlığı var. Her yerde mafya var. Cep telefonları için insanların boğazı kesilebiliyor.

"Bizim çok sağlam bir dinleyici kitlemiz var"

Uzun bir süredir piyasanın içindesiniz ama ortalıkta çok fazla görünmediniz. Niye?


Deniz Y.: Teknik aksaklıklardan dolayı böyle oldu. Birçok projemiz vardı ama hayata geçemedi. 2000 yılında cover albüm yapmayı düsünüyorduk. Hatta Muazzez Ersoy’dan önce "Nostalji 2000" diye albüm çıkaralım diye gülmüştük. O da olmadı. Sonra "İnsanlar" geldi.
Burak G.: "İnsanlar" albümü büyük sıkıntılarla oluştu. Kız arkadaşlarımızdan ayrıldık, Barış Manço’yu, Cem Karaca’yı kaybettik. Cem Karaca önünde ilk kez sahneye çıkacağımız gün öldü hatta. Albüm yapamadığımız bunca zaman grup içinde ciddi sorun olmasa da birbirimize karşı dolduğumuz oldu. Nedensiz yere birbirimizi suçladık. Birbirimizi yemeye başladık, rahatsız olduğumuz şeyleri konuşamıyorduk.
Deniz Y.: 10 yıl evli kaldıktan sonra, Claudia Schiffer karın olsa ne olur? Durum öyleydi yani, anlatabiliyor muyum?
Özgür Kankaynar: Bu albümle birlikte biz de rahatladık. Şimdi birbirimize daha yakın hissediyoruz, insan olarak birbirimize daha iyi davranmaya başladık. Bu albüm bizi de pişirdi, olgunlaştırdı.
Burak G.: Gündelik hayatın koşturmacasından hayatın anlamını kaybetmişiz, bunu fark ettik.

Siz hak ettiğiniz değeri bulamamaktan şikayetçi misiniz?

Burak G.: Biz bazı televizyon programlarına çıkmak istemiyoruz. Müzikten konuşmak ve düzgün, seviyeli muhabbet yapmak istiyoruz. Televizyonda bunu yapan çok az kanal var açıkçası. Davet edildiğimiz birçok yere gitmiyoruz mesela. "Zaga" ve "Beyaz Show" bu söylediklerimin dışındadır. Bizim anlatma şeklimiz biraz farklı. Bizim çok farklı bir kitlemiz var. Ve olduğumuz yerden memnunuz.
Deniz Y.: Bizim çok sağlam bir dinleyici kitlemiz var aslında. Bunlar lise ve üniversite öğrencileri. Mesela biri bize bir şey söylemeye kalksa onu yerin dibine sokan hayranlarımız var, öyle diyeyim. Müzik yapan bir grubun klibinin yayınlanmaması yüzünden albümünün satmaması o kadar acı ve pis bir şey ki. Sanki biz mankeniz, televizyona çıkacağız, dergilere poz vereceğiz, bizi her yerde görecekler de albümümüzü alacaklar. Almasınlar o zaman abicim. Ben müzik yapıyorum, tamamen kulakla ilgili bir şey yapıyorum ben. Görmek istiyorsan konsere gel. Orada canlı göreceksin zaten beni.

"Hamburger değil, ev yemeği yiyoruz"

Sizin yanlış şarkılara klip çektiğiniz söyleniyor. Katılıyor musunuz?

Deniz Y.: Yanlış nasıl olabilir? Çocuğunu sen giydirirsin, kimseye sormak zorunda mısın? Beğenilmezse bunun altında kalan biz olacağız, kime ne yani!

Sizin görünüşünüzden gece hayatınızın de renkli olduğunu sanıyoruz. Öyle mi?

Özgür K.: Bizim çok sosyal olduğumuz zamanlar da oldu ama şu aralar içimize kapanık yaşıyoruz. Gece hayatını yeterince yaşadık ve açıkçası dibine bile vurduk.
Burak G.: Sağlıklı bir şeyler yapmak istiyorsanız sağlıklı yaşamak durumundasınız. Biz artık hamburger yerine adamakıllı ev yemeğini tercih ediyoruz, geç yatmıyoruz erken kalkıyoruz.


"Boyalı saçlar işin bir parçası, farklı olmalıyız"

Saçlarınız neden renkli?

Deniz Y.: Benim yeşil takıntım var. Yeşil yaşam ve ölümü temsil eder. Kıyafetlerim de ağırlıklı yeşildir. Hatta gitarlarımı yeşile boyatmaya kalktım ama vaktim olmadı.
Burak G.: Ben kendi saçlarımın rengini sevmiyordum. 7 yıldır banyoda kendi kendime kırmızıya boyuyorum.
Özgür K.: Boyalı saçlar aslında yaptığımız işin bir parçası. Sokakta yürüyen insanlardan farkımızın olması gerekiyor.

Renkli saçlardan dolayı başınıza bir şeyler muhakkak gelmiştir.

Burak G.: Geliyor tabii. Ben yıllardır abuk sabuk laflara maruz kalıyorum sokakta. Hatta birisi benim saçlarım için sarı dedi. Bu şekilde renk körlerini de ayırt edebiliyorum.
Deniz Y.: Bana da birisi "A karıya bak, bıyığı var" dedi. Arada sırada "Öcü" diyenlere de rastlıyorum. Ama ben böyle mutluyum abi ve birlikte güzel görünüyoruz.

Milliyet Gazetesi - 21 Mayıs 2005




Mesaj sayısı: 31
Kayıt: 02.09.2007
Durumu: Offline
03-09-2007 16:57
müthişler ya! sagol bu arada görmemiştim okumamaıştım :P


hepsi hepsi hayat nasıL oLsa!


Mesaj sayısı: 21
Kayıt: 05.09.2007
Durumu: Offline
05-09-2007 20:30
paylaşım için saol


sadece rock sade rock rock


Cevap Yaz

Cevap yazabilmek için üye girişi yapmalısınız.
 


 
  rockturk.com © 2006  

# A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P Q R S Ş T U Ü V W X Y Z

# A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P Q R S Ş T U Ü V W X Y Z