E-Posta:  
Şifreniz: Beni hatırla
.
  Arama
   
.
  Son 10 Üye
  » hodja80
  » AELFRIC_WOLF
  » ROCKeror
  » merveee_
  » rebel_devil
  » duygu_th
  » peroqsizom
  » dorlion
  » cilekes_huma
.
  Son 10 Başlık
» FaceBoook'ta Rocktürk

» slm

» ErKeKlEri ŞöYlE AlALImM!Jessica burdaa

» istanbulda blues mekanı???

» Tanışma Bitti albümünün 4.klibi Kaos

» aşkınız ne kadar imkanız???

» Metallica : The Day That Never Comes

» Three Kingdoms: Resurruction of the Dragon / Üç Hanedan: Ejderin Dirilişi

» Çilekeş Yeni Klip : Hit Dalaşı

» DOĞUM GÜNÜNE GÖRE KİŞİLİK TAHLİLİ

.

Bölüm » Aylin Aslım
 • Aylin Aslım - Blue Jean Röportajı
Mesaj sayısı: 707
Kayıt: 02.04.2007
Durumu: Offline
20-12-2007 01:00
KENDİ ALBÜMÜM, NE İSTERSEM YAPARIM

İlk albümü ’’Gelgit’’ ile, henüz o zamanlar yerli alternatif müzik piyasası da bu kadar coşmamışken gönülleri fetheden ve kendine özgü bir dinleyici kitlesi edinen Aylin Aslım 5 yıl aradan sonra bambaşka bir ruh hali ve bambaşka bir albümle geri döndü. ’’Hayat geçip gidiyor, ben de değişiyorum’’ diyen Aylin Aslım’la bu durumu, yeni albümü ’’Gülyabani’’yi ve ’Tayfası’nı konuştuk.

Geçtiğimiz yıl sana sahnede "Sütlü" eşlik ediyordu ve dolayısıyla "Aylin Aslım ve Sütlü" formatında bekliyorduk yeni albümü, ne oldu Sütlü’ye?


Sütlü’nün kendi beste çalışmaları başladı, Spitney Beers olarak. Oradan sadece davulcu Mehmet kaldı şimdiki grubumda. Zaten epeydir birlikte çalmıyorduk Sütlü ile, albüm yüzünden ara vermiştik falan. Onlar da o sırada kendi beste çalışmalarına başlamışlardı. Çok doğal gelişen bir kopma oldu, aramızda herhangi bir sorun yaşanmadı yani.

Peki bu "kızlar tayfası" fikri nasıl çıktı ortaya, böyle olsun diye düşünüp kadın müzisyenler mi aradın, ne yaptın?

Kız kim var çalan diye merak ettim cidden, araştırdım. Sonra Ayça ve Ayşe ile tanıştık, gayet de iyi anlaştık, anlaşıyoruz. Onlar geldiğinde albüm kayıtları yarılanmıştı aslında.

Anlaşabiliyor musunuz peki? Hani kadınlar birbirleriyle o kadar iyi anlaşamazlar diye bilinir, hele bir de grup filan gibi bir durum varsa ortada işler karışır diye düşünülür ya...

Evet öyle bilinir ama biz çok iyi anlaşıyoruz. Bana acaip destek oluyorlar, acaip toparlıyorlar. Çok sorumluluk sahibiler, acayip çalışıyorlar. Mutluyum, onlarla yolculuk etmekten, onlarla çalmaktan.

Neden özellikle kızlar olsun istedin, grupta erkekler de var ama?


Kız davulcu yoktu, hiç yok yani. Ama zaten Mehmet’le çalışmaktan da mutluyum. Bir yandan da bugüne kadar çaldığım gruplardaki erkek çoğunlunu da biraz kırmak istedim aslında. Sahnede iyi duracağını, eğlenceli görüneceğini düşündüm kızların.

Sütlü projesiyle geri döndüğünde ikinci albümünün ilkinden daha farklı tınlayacağına dair sinyaller vermiştin. İki albüm arasında hiçbir bağlantı yok neredeyse, bu epey radikal bir değişiklik takdir edersin ki. Bu süreci anlatır mısın, bu noktaya nasıl geldin?

5 yıl iyi bir zamandı düşünmek için. O arada bir sürü şey olup bitiyor hayatında. Hayat bir sürü şeye yön veriyor, müzik zevkinden hayata karşı duruşuna kadar. "Gelgit" o dönem için, 20’li yaşların başı için çok doğru bir albümdü, hissettiğim her şeyi çok güzel ifade ediyordu ama dediğim gibi, bir dönem albümüydü. Beni az çok tanıyorsunuz, agresif tarafım, mizah anlayışım hiçbir şekilde yer almıyordu o albümde. İçe dönük bir albümdü. Ama aradan çok zaman geçti, aynı yerde duracak halim yoktu. Sonra Sütlü’yle sahnede, aynı şarkıların rock versiyonlarını çaldığımızda ne kadar farklı, ne kadar yüksek olduklarını gördüm. Türkiye’de özellikle, -dünyada da bu böyle zaten- elektronik müziği sahneye taşıdığında fazla tepki alma şansın yok, seyirci potansiyeli yok. Aynı şarkıların rock versiyonlarına çok daha fazla tepki veriyor insanlar, o kadar daha fazla eğlendim ve zevk aldım ki Sütlü’den. Elektroniği daha fazla zorlamanın anlamı yoktu sahnede. Bu elektronikten koptuğum anlamına gelmiyor, zaten böyle kayıtlar yapıyorum ve çok da başarılı oluyorlar, bu kadarı bana yeter

Mert Yücel’le ortaklığınızdan bahsediyorsun değil mi? Ona vokal yaptın, şarkı yurt dışında bir numaraya yükseldi hatta. Devam edecek misiniz birlikte çalışmaya?

Devam ediyoruz. İngiltere’de yayınlanıyor plaklar, sonra da bütün DJ’ler çalıyor. Dünyadaki önemli DJ’lerin oluşturduğu bir chart var, orda bir numara oldu, İngiltere’de de üç numara oldu. Şimdi yeni bir şey kaydetmek üzereyiz, ondan çok daha ümitliyim. Bu da bana yetiyor işte. Ben şimdi daha çok eğlenmek istiyorum, eğlenmek lazım zaten, hayat geçip gidiyor.

Bunu "Gülyabani"de çok iyi anlatmışsın zaten, bu şarkıları yazarken, albümü yaparken nasıldı ruh halin?

Albümde melankoli de var hala tabii, bunu yapan benim ama hayat sadece bundan oluşmuyor artık. O zamanki ("Gelgit" dönemindeki) röportajlarımda bile söylüyordum, tek bir rengi var bu albümün, tek bir yönümü yansıtıyor diye. Bu albümde ne kadar çok farklı duygu, ne kadar farklı ruh hallerini yansıtabilirsem o kadar mutlu olacağımı göreceğim diye düşündüm. Komik bir şarkı da yapmak istiyorum, melankolik bir şarkı da yapmak istiyorum diye düşünüyordum hep. O yüzden memnunum, çünkü bunu yapmayı başarabildiğimi düşünüyorum. Tabii insanların beklentileri bu yönde olmayabilir, hala o melankolik, önüne bakan kızı görmek istiyor olabilirler ama bu konuda yapabileceğim bir şey yok artık. Hayat geçiyor ve ben değişiyorum.

Plak şirketiniz (Pasaj) memleketin indie label’ı gibi çalışıyor hakikaten, ilk çıktığında sırf bu baskı yüzünden sıkıntı çektiğini ve bu işten soğuduğunu biliyoruz. Şimdi Pasaj ile her şey yolunda galiba...


Bu işi cidden müzik için yaptıkları için bu kadar başarılı oluyor, onların inancı bizi de güçlendiriyor tabii. Öbür türlü hala varolmak için tırmalayan, tv programlarında görünmek için tırmalayan ve bütün enerjisini kaybeden insanlar olarak kalacaktık, asıl enerjimizi müzik yapmaya harcamamız gerekirken.

Neden cover bir şarkı ile çıktığın ve neden kantoyu seçtiğin merak ediliyor, bunun özel bir hikayesi ya da anlamı var mı?

Benim için vardı. Sözlerinin cüretkarlığı ve eğlenceli olması, bunlar etkiliydi. Ama bu bir kanto, kantonun hiçbir şekilde bir bağlantısı olamazdı tabii benim yaptığım müzikle. Ben yeterince şok edici ve şaşırtıcı olduğunu düşünüyorum. Benim albümüm o cover’a dayanmıyor ki ayrıca, ben bütün şarkılarımın çok güçlü olduğuna inanıyorum. Ama ’bu kanto yapmış’ diye bırakıp albümün geri kalanını dinlemeyeceklerse de dinlemesinler zaten.

Tamamen senin fikrin miydi bu peki?

Ben ve plak şirketinin sahibi Murat, ikimizin fikriydi, onun dışında herkes karşıydı, hala da karşılar ama ben memnunum ve iyi ki de bu şarkıyla çıktım diyorum. Çünkü kanto gerçekten şaşırtıcı bir şey. Ama bu albümün geneli için bir fikir vermiyor tabii. Aslında hiçbir şarkı bu anlamda tek başına fikir vermiyor albümle ilgili. Ayben’le yaptığım şarkıyla çıksaydım hiphop albümü, daha akustik bir şarkıyla çıksaydım da melankolik bir albüm olduğu düşünülebilirdi. Nasılsa hiçbir şarkı tek başına ifade edemeyecekti albümü, o yüzden kanto 5 yıllık aradan sonra, ilk çıkış için görevini yapmıştır bence. Albümdeki absürd mizaha çok uygun bir şarkı, o yüzden bana hiç alakasızmış gibi ya da yanlış gelmiyor. Eğlencesine yaptım işte. Bu şeyi sormak gibi, "O tacı niye taktın?". Taktım işte, niyesi var mı? Eğlencesine yaptım, kendi albümüm değil mi, neyi istersem onu yaparım!




Mesaj sayısı: 22
Kayıt: 23.04.2007
Durumu: Offline
21-12-2007 10:43
Tebrik ederim..




Cevap Yaz

Cevap yazabilmek için üye girişi yapmalısınız.
 


 
  rockturk.com © 2006  

# A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P Q R S Ş T U Ü V W X Y Z

# A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P Q R S Ş T U Ü V W X Y Z