E-Posta:  
Şifreniz: Beni hatırla
.
  Arama
   
.
  Son 10 Üye
  » efe_sercan
  » Psiqo-rock
  » Kesh_BaL
  » sbnm-frh
  » RoCk_-
  » plastik
  » aysem
  » melike9
  » RoCkeR_SewDe
.
  Son 10 Başlık
» Ünlülerin rezil oldukları dialoglar...

» Fanta Gençlik Festivali

» İdeal Erkekler

» Eski Whitesnake gitaristi Mel Galley öldü

» En ÜzGüN OlDuGuNuZ GüN........?

» Rahmi Vidinlioğlu

» Star Wars: Klon Savaşları

» Ölülerin Günlüğü

» Kadavra

» Hancock

.

Bölüm » Teoman
 • Zamanı durduran ikili (Bülent Ortaçgil & Teoman)
Mesaj sayısı: 663
Kayıt: 02.04.2007
Durumu: Online
30-04-2007 01:53
İki önemli müzisyen, onlarca şarkı ve bir dolu yaşanmışlık. Sahipleri tam karşınızda. Sorulması gereken birçok soru, aranan bir gerçek var. Birbirinden görünmeyen çizgilerle ayrılmış, iki ayrı zamanın müziklerine imza atmış iki isim. İki müzik adamı; yin yang misali birbirini tamamlayan.

Teoman’ın “Bülent Ortaçgil’le çalışmak hayalimdi” dediğini biliyoruz. O halde bir hayal mi gerçekleşti?
Teoman: Hayattaki en büyük hayalim bu değilse de çok istiyordum tabii ki. Bülent Ortaçgil bana müziği sevdiren en önemli insanlardan biridir. O yıllarda insan dinlediği müziğin içinde kendini de bir yerlere sıkıştırıyor ister istemez. Ben de onun gitaristi olmayı hayal ederdim.

Bülent Ortaçgil, Zuhal Olcay’la birlikte yaptığı bir röportajda “Biz geride durmayı yeğleyen sanatçılardanız” demişti. Siz ise kendi tercihiniz ya da değil; ön plandasınız. Bu tezat sizi nasıl etkiliyor?
Teoman: Eğer bu negatif bir şeyse suçu üstüme alabilirim. Bülent abi, daha serinkanlı, daha tedbirli ve daha prensip sahibi bir insan olduğu için orada duruyor. Ama ben kişilik itibarıyla öyle birisi değilim. Arada bir “geride kalmak istiyorum” filan derim ama yalan olur.
Peki iki zıt karakterin bir araya gelmesi nasıl bir şey?
Ortaçgil: Hayat zıtlıklardan çıkar, işte. Bu yüzden en güzel insanlar melez insanlardır.

Şarkıları nasıl seçtiniz?
Ortaçgil: Kendi keyfimize göre...

Teoman’ın şarkılarını daha önceden dinliyor muydunuz?
Ortaçgil: Benim kızım ve eşim Teoman hayranı. Dolayısıyla bazı şarkılarını, çıkış yaptığı parçaları biliyordum. Ama bir şarkı yazarının hit olmuş şarkıları değildir, en önemli şarkıları. Seçim yapabilmek için hepsini dinledim. Genelde daha arka planda kalan şarkılar benim için daha önemli.
Teoman: Bu albümde hiç ortalığa çıkmamış, çok az kişi tarafından dinlenen şarkılar da var, “Paramparça” gibi hitler de var. Ama en büyük hitleri seçmedi Bülent abi.
Ortaçgil: Öyle mi? En büyük hitleri seçmedim mi?
Teoman: Mesela benim 25 tane video klibi olan şarkım var. Onların yerine mesela klibi bile olmayan “Yollar”ı seçti.

İki farklı dönemin temsilcileri olarak birbirinizin kuşağını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ortaçgil: Müzikal eleştiriler yapma peşinde değilim. Ama benim için önemli olan birkaç şey var. Şarkıyı kendin mi yazıp söylüyorsun, o sözel dünya estetik bir değer taşıyor mu, o sözel dünya içinden çıktığın dünya için de bir ipucu taşıyor mu, yoksa ısmarlama ya da sadece popülerlik amacıyla mı yapılmış? Bunlar benim için önemli kriterler. Teoman da bu benim için. Dolayısıyla onun şarkı söyleme tarzını fazla Amerikancı bulmuşum, etmişim çok da önemli değil.
Teoman: Bülent abiyi ilk dinlediğimde 70’lerin sonuydu. Kiss gibi yüzü gözü boyalı adamları dinliyordum, o zamanlar. Bunları dinlerken bir taraftan da Türkçe sözlü müzikte Bülent abi, Fikret Kızılok, MFÖ de dinlerdim. Olaya eleştirecek düzeyde girmiyordum o dönem. Verileni alıyorduk ve sevdiğimizi de dinliyorduk. Aslında en has müziksever olduğunuz dönem o yaşlar oluyor. Seviyor musun sevmiyor musun?.. Onun dışında yüklenen anlamlar, “bu cool mudur abi?” ya da “kıyafeti şöyle midir” dediğiniz zamanlar arada giriyor, sonra yine o çocukluktaki döneme geri dönüyorsunuz.

Siz o ara dönemi nasıl geçirdiniz?
Teoman: O dönemde İngilizce müzik yaptığım için Türkçe söyleyen herkesi unuttum.

Bülent Ortaçgil’in müziğinin belli bir siyasi duruşu var. Teoman’da ise apolitik bir tavır söz konusu. Bu sorun yarattı mı?
Teoman: Aslında ben siyasetle çok ilgili birisiyim. Ama yöntemlere karşıyım. Bülent abinin müziğine baktığınızda tahmin edebileceğiniz bir siyaset var orada. O şarkıları yazan bir adamın gidip de sağcı olacak hali yok elbette. Zaten sağcı bir adamdan bugüne kadar adam gibi bir şarkı da duymadım.
Ortaçgil: Somut, güncel politika politikacıların işidir. Sanatçı ise tercihlerde bulunur ve bu tercihleri satır aralarında bulursun. Aksi takdirde polis karakolunun evrak memuruna dönersin. O nedenle güncel politika yapan şarkılardan hoşlanmam. Bir görüşe körü körüne bağlanmışlık ve onun borazanı haline gelmek benim de karşı olduğum bir şey. O yüzden bizde öyle şarkı bulamazsın. Ama hayat başlı başına politikadır. Bir aşkı anlatırken de aslında bir politikadan söz edersin. Bunu bağırmak şarkıcının işi değil, politikacının işidir.
Teoman: Ben dışarda neler oluyor neredeyse bir satranç gibi izliyorum. Rusya Çin’le neler yapıyor, Münih Konferansı’nda ne konuşuldu, El Fetih’ten Hizbullah’a kadar... Ama Ahmedinecad’la, Ogün Samast’la ilgili şarkı yapmak da istemiyorum. Kirletirler şarkıyı.

Sözlerinizden mikro düzeyde de düşünerek dünyanın değişmesi umudunu taşıyabileceğimizi anlıyorum ben.
Ortaçgil: Kendi etrafımız bile değil, içimizden başlamalıyız değişime. Bir insanın eşine, sevgilisine hitap şeklinin içinde bile bir politika var. O politika hayatsal tercihinizi anlatıyor zaten. Demokratik bir hak talep ederken eşinize, çocuğunuza demokratik olamıyorsanız burada psikolojik bir sakatlık vardır.
Teoman: İlk etapta insan kendini beğenecek. Manipüle ettiğiniz o kavramları bakalım siz yapabiliyor musunuz? Ben kendi başıma o mikro dünyamda eğer eşitlikçiysem, eğer herkesi düşünüyorsam, adil ve dürüst davranıyorsam sokaklarda pankart kaldırmama gerek yoktur.
Ortaçgil: Onu da yap canım. Yapma demem ben.
Teoman: Benim açımdan gerek yok. Herkes kendi kapısının önünü temizlerse gibi ucuz bir örneğe gitmek istemem ama ben kendi açımdan bunu yapıyorum. İyi bir insan olmaya çalışıyorum.

Müzik yapmak sizin için sadece kişisel bir durum mu o zaman?
Teoman: Öbür türlüsünün 20 sene boyunca sürdürülebilecek bir rol olduğunu düşünmüyorum zaten. Ben hâlâ konsere çıktığımda mutlu oluyorsam sahne benim yerimdir. Ki uzun dönem konser vermediğim zaman kim olduğumu unutuyorum. Acayip bir boşluk içine giriyorum. O duyguya da çabuk düşerim zaten. Kendi kafamdaki Teoman’ı ancak o yolla tamamlayabiliyorum.
Ortaçgil: Şarkı yaptığın zaman bir estetik form sunuyorsun. Benim için şarkının bir estetik değer taşıması önemli ama aynı zamanda melodik olarak da orjinal olması ve daha önce yaptıklarıma benzememesi de önemli. O nedenle kendimi şarkı yazmaya hazır hissettiğim bir dönemde de olsam çıkardığım ürünü beğenmeyebiliyorum. Ve onu yutkunup yayınlamıyorum. Sadece içinden geleni yapmanın doğru olduğuna inanmıyorum. O yüzden çok da çalakalem şarkı yazamıyorum zaten.

Teoman, Bülent Ortaçgil’in hangi yönüne özeniyor?
Teoman: Şarkı yazarı olarak özeniyorum tabi. “Benimle Oynar Mısın?”dan beri gayet tutarlı bir yol seçti, kendine. Her albümünü zevkle dinliyorsam, her şarkısının içinde bir şeyler buluyorsam demek ki oralardan sapmamıştır. Kendi içerisinde değişiklikleri de var elbette. Ben de öyle insanlar peşindeyim.
Ortaçgil: Benim için de önemli olan günün modasına göre tavır almak değil. Değişmek, dünyanın içinde olan bir şey. Önemli olan hangi caddede yürüdüğünüz. Karşı kaldırıma geçebilirsiniz ama ters yöne dönmemeniz lazım. Aslında ister istemez kendi iç ahlakımızı savunuyoruz hayat boyunca.

Röportaj: Zeynep Yayınoğlu




Cevap Yaz

Cevap yazabilmek için üye girişi yapmalısınız.
 


 
  rockturk.com © 2006  

# A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P Q R S Ş T U Ü V W X Y Z

# A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P Q R S Ş T U Ü V W X Y Z