|
meturk
|
|
| Mesaj sayısı: 694 |
| Kayıt: 02.04.2007 |
Durumu:
|
|
22-10-2007 06:19
Kimi yada neyi "Kontrol" bu albümde anlatılan?
Candan:Albümde ’Kontrol’ adında bir şarkı yok.Zaten bir şarkının adını albüme isim olarak vermek bana garip geliyor.Biz grup olarak bu formatı sevmiyoruz.Çünkü bir parça bütün albümü anlatamaz.Bir de albümün yapım sürecinde herşeyin bize ait olma durumu var.110 tamamen kendi başına albümü kaydeden,düzenlemelerini kendisi yapan,bütün her şeyini kendisi yapan bir grup.Kendi Stüdyomuz da var, her şeyi orada yapıyoruz.Bütün albümün kontrolü bizim elimizde olduğu için bu ismi özellikle seçtik.İlk albümdede durum böyleydi ama biz bu albümde kullanalım istedik.
Ozan:Albüme isim bulmak inanın çok zor.Parça ismini albüme vermek yapılan bir yöntem ama istiyorsun ki değişik ve albümün tamamını anlatabilecek bir anlam taşısın.Hem görsel hem de işitsel olarak verebileceğimiz en değişik renkleri versin istiyoruz.
İki sene önceki sohbetimizde ikinci albümün daha elektronik olacağını söylemiştiniz ve "Kontrol" albümü tam anlamıyla bunu yansıtıyor.Bunun yanı sıra gitarlar da işin içine girince ortaya daha sert bir albüm çıkmış.Üçüncü albümde bunun daha ötesi ne olabilir?
Ozan:Daha ötesi ne olabilir? Mesela az kanallı, net, saf, kolay anlaşılabilirve her şeyi ortada bir albüm olabilir.
Candan:Zaman geçtikçe olgunlaşıyoruz ve kararlarımız da değişiyor.İlk albümde bundan daha kalabalık bir sound vardı, "Kontrol"de ise sadeleştirdik aslında.Bu albümde gitarlara da ağırlık verdik ve elektronik müzik ile birleşince biraz sorunlar yaşayabiliyorsunuz aslında.
Ozan:Elektronik müziği gitarla beslemeye kalktığınız zaman sorunlar ortaya çıkıyor.Gitarı koyduğun zaman davulu da biraz daha güçlendireceksin ki dengeyi sağlayacaksın.Davul güçlendiğinde bası da agresifleştiriyorsun ve elektronik geriye kaymaya başlıyor.Bunu çok iyi ayarlamak lazım.
Candan:Gitar, bas ve davul kullandığında ki genelde akustik davul kullanılıyor.Davulda elektronik sound kullandığın zaman akustik davula göre daha farklı frekanslar kullanan bir sistem kullanıyorsun.Gitar soundunu da normal rock gruplarının kullandığı gibi kullanamıyorsun çünkü gitarı törpüleyip, çok farklı yerlere koyman gerekiyor.Biz elektronik içinde bu akustik enstrümanlara yer açmaya çalışıyoruz.Bizim yaşadığımız en büyük sıkıntı da bu,bunu öğrenmeye çalışıyoruz.Ama bununla uğraşmayı da seviyoruz.
Şarkı sözlerinde gönderilen mesajlar yön mü değiştirmiş durumda?
Candan:Bu gayet normal,büyüyoruz çünkü.İlk albümü yaptığımız zaman yirmili yaşların başındaydık ve o yaşlarda genelde aşk, meşk, gönül ilişkileri ağırlıklıdır.Öğrencilik dönemlerimizdi ve hayatın ciddi konularından çok ilişkiler üzerine eğiliyorduk. "Kontrol" albümünü 2005-2007 yılları arasında yaptık ve birçok insan gibi gidişattan memnun olmadığımız bir ortamda yaşıyoruz.Aslına bakarsan bu, düşünülerek yapılmış bir durum değil.Mesela ben, bu kadar farklı bir noktaya kaydığımızı albüm çıktıktan sonra fark ettim.
İlk video ’Düştüm’ adlı parçanıza çekildi. Kimle çalıştınız?
Candan:’Düştüm’de Doruk Çetin ile çalıştık.Biz normalde en başında çıkış parçasını ’Dünya’ diye planlamıştık, hatta albüm çıkışını mayıs ayı için planlamıştık ama tüm bu aksaklıklar gerçekleşti ve birçok nedenden dolayı son klip çekmeyi düşündüğümüz parçaya ilk klibi çekmiş olduk.Aklımızdaki sıralama ise şöyle; ilk olarak ’Dünya’, sonrasında ’Çünkü’, ondan sonra ise ’Ağlama’ya klip çekmeyi düşünüyoruz.
Bir röportajınızda ilk albümü anlatan en iyi şarkınızın ’Bitti Mi?’ olduğunu söylemiş, bunun nedenini de ikinci albüme göz kırpıyor diyerek açıklamışsınız.İki albüm arasındaki bağlantı ne şekilde oluşuyor?
Candan:İlk albüm elektronikti ama genel olarak akustik tınıların daha hakim olduğu bir sounda sahipti.Elektronik alt yapılar vardı ama "Kontrol" albümündeki kadar değildi.Bunun nedeni de ilk albümdeki parçaları yaparken genelde gitarla başlandı ve formatları hep onun üstüne kuruldu.Ben Ozan ile tanışmadan önce besteleri bir parça yapıyordum ve o zaman kafamda elektronik sound pek yoktu. Ozan, beni bu konuda çok fazla değiştirdi.Çünkü ben rock müziğin içinde elektronik olmaz diye düşünürdüm.Ozan da tam tersi, elektronik müziğe yoğun bir şekilde bakan ve hayatının çoğunu elektronik sound üreten aletlerin başında geçirdiği için Ozan benim bakış açımı değiştirmiş oldu ama ilk albümü yaparken o değişiklik çok da etkili olmadı.Ozan ilk albümde o parçaları biraz değiştirdi ve biraz daha elektroniğe çekti.Bu albümde ise parçalar tamamen elektronik altyapılarla kuruldu ve öyle oluşturuldu.Mesela ’Dünya’, ’Tek Tek’ yada ’Çünkü’ bunlardan bazıları... İşte bunların çıkış noktası tamamen elektronik müzik olduğu için ilk albümden biraz farklılığı var. O röportajda ilk albümü en iyi anlatan derken, sözler ya da hikayesi olarak değil de soundu bir bütün olarak en iyi anlatan parça oydu. ’Bitti Mi?’ bu albümün(Kontrol) gelişini simgeleyen bir parça oldu.
Ozan:Bu albüm için de ’Dünya’ parçasını söyleyebiliriz.
Albümde yer alan ’Çünkü’ ve ’Dünya’ parçalarınız ben dahil konuştuğum herkesin dilinde. Bunun nedeni ne olabilir?
Candan:Aslına bakarsan bunun cevabı bizde değil.Keşke biliyor olsak.Sanırım biraz kimyası ile alakalı.Ben de ’Çünkü’ parçamızı çok beğeniyordum ama en beğenilenin o olacağını düşünmüyordum açıkçası.Mesela benim favorim ’Kimse Bilmez’ ve ’Dünya’ydı.Çok melankolik insanlar olduğumuz için, ’Çünkü’ bu albümde aşk adına olabilecek tek şarkı ve bu yüzden beğeniliyor olabilir.Birkaç grup dışında sosyal konulara eğilen bir toplum değiliz.O yüzden insanlar genel olarak alışkanlık üzerine aşk şarkılarına daha fazla değer veriyor.Melodik olarak da daha rahat algılanabilir olduğu için bu kadar çok seviliyordur.
Tamamen insanların ruh halleriyle alakalı olduğunu düşünüyorum ben...
Candan:Tamamen onunla ilgili ama bir de şu var;kötü anlamda söylemiyorum ama son dönemlerde çok fazla rock grubu çıktı ve insanlar genel olarak sert sound üzerine kurulu parçalar yaptılar.Belki de bunun için ’Çünkü’ gibi bir parçanın olması, insanları farklı noktalara çekmiş olabilir.Şunu söyleyebilirim ki, ben tek başıma müzik yapıyor olsaydım, ’Çünkü’ye daha yakın durabilirdim ama sonuçta bir grup müziği yapıyorsun ve orada üç tane adamın tatmin olduğu bir iş çıkarmaya çalışıyorsun.Bu albüme koymadığımız bir parça daha var ’Çünkü’ tadında... Bu albümde yer alan ’Çünkü’ parçası üçüncü albüme göz kırpıyor diyebilirim.İnsanların bu şekilde düşünmeleri normal aslında, bunun nedeni de ’Çünkü’ parçası, albümde yer alan diğer sert soundlu parçalara göre daha soft.Bir de şu var; insanlar melankoliyi çok seviyorlar ve bu parçanın sözlerinde de bu var, "seni sevmeye, görmeye gücüm yok benim..." gibi.
İlk albümde kelebeklerin çiftleşme anını kullanmıştınız.Yeni albümdeki kartonette ise makas ve baykuş figürleri dikkatimi çekti. Bir anlamı var mı?
Candan:Biz aslında işlerin bu kısmına hiç karışmadık.Kartoneti hazırlayan arkadaşa parçaları verdik ve dedik ki "al bu parçaları dinle ve ne hissediyorsan, nasıl hissediyorsan, bize bir kapak yap". Albüm kapağına baktığında grubu değil de bambaşka bir şey görüyorsun.Albüm kapağı şarkılarla ya da grubun adıyla alakalı olmak zorunda değil, baktığında hissettirdiği şey geçerlidir ve kullanılan figürleri çok da düşünmüyoruz açıkçası.Bizim için bir tek şey önemliydi bu yeni albümde o da, albümün enerjisini ve dinamikliğini belli edecek olan bir görsellikte ve renkte olmasıydı.Bunun yanı sıra bir de logo istedik.O da çok kısa bir ismimiz olmasından dolayı sorunlar yaşıyorduk ve güzel de oldu.
Ozan:Bir parçayı yaparsınız ve hissettirdiği duyguları kendimiz anlatmayı değil de dinleyici o parçayı dinlediğinde neler hissediyor, ona bırakmaktan yanayız.Aynı şekilde görsel de baktığı zaman ne algılıyorsa odur.Mesela sen ne algılıyorsan orada, baykuş o anda o anlama gelmeye başlıyor.
Türkiye’de elektronik müziğin gidişatını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Candan:Şimdi elektronik müzik, pop ve rock müzikteki kullanımlarına göre ayrılıyor.Bir de tabii tek başına elektronik müzik var.Sen böyle aklım direk Hande Yener’e gitti.(gülüşmeler) Bu aslına bakarsan dönemsel bir durum.Mesela Aylin Aslım’ın ilk albümü bence çok iyiydi ama o dönemde sadece belli bir grup için ses getirmiş oldu.Şimdilerde ise gündem değişti, insanların dinledikleri müzikler ve tavırlar da değişti ve Hande Yener elektronik müziği popüler kültüre taşımış oldu.
Ozan:Elektronik müzik Türkler tarafından neredeyse 1954 yılından beri yapılıyor.Son zamanlarda bu müziği bu kadar çok sık duymamızın tek nedeni, internettir.Elektronik müzik niye bu kadar yükselişte dersek, insanlar internetten her şeye ulaşabiliyorlar.Bu tarz müziği dinleyenler ve bu tarz işleri yapmaya kabiliyeti olan prodüktörler ki bunlar 14 yaşında da olabilir, 25 ya da 40 yaşında da olabilir, bunu yapmaya başladılar, çünkü yapabilecekleri imkanlar var. Elektronik müziği yapmak için birçok program çıktı ve bunlar kişiler tarafından indirildi.Zaman geçtikçe de elektronik müziği yapan insan sayısı çoğalacak, bu kaçınılmaz bir durum çünkü internet var hayatımızda. Ve elektronik müzik alt dallarıyla karşımızda olacak.
Candan:İşte internet sayesinde artık doğudaki bir insan bile istediği müziği dinleyebiliyor.Eskiden beri insanlara "bunu dinleyeceksin, biz yaptık, plak firmasına verdik bunu alacaksın başka seçimin yok" dayatması vardı ama şimdi ise böyle bir durum yok çünkü dinleyici güçlendi internet sayesinde.Bilgisayarın başına geçiyor ve birçok müziğe ve gruba ulaşabiliyor.Ama bütün bunları indirmekten de dinlemeye fırsatı olmuyor! Türkiye’deki sorun bu bence; insanlar internet sayesinde o kadar çok parçayı ve müzik türünü inceleyebiliyor ki, yeni bir tane bulduğu zaman bir diğeri onun için eskimiş oluyor.Tek sorun budur ama Türkiye’nin dinleyici açısından gelişiminde %100 internetin faydası var.
İkinci albümle birlikte 110’da neler değişti ve gelişti?
Ozan:110’un canlı performansları gelişti ve gelişecek.İkinci albüme başlarken dedik ki ilk albümde bunu atladık, bu albümde atlamayalım ve tüm parçalarımızı sahnede enerji ile çalabilelim ki dinleyiciye layıkıyla ulaşsın.Bu da yakında daha belli olacaktır.
Candan:Canlı performanslarımıza ilk albümden sadece dört ya da beş tane parça koymayı planlıyoruz.İlk albüm de güzeldi ama bu albüm sahne için çok daha uygun ve dinamik.İnsanlar da bunu anlamaya ve bu enerjiyi bizden almaya başladılar zaten.Bir de şu var hep söylediğimiz; biz albüm için bir araya gelen insanlar olduğumuz için geri planda beraber çaldığımız bir ortam yoktu ve grubun birbirine alışması ve gelişmesi zaman aldı.Bu bizim için bir handikap oluşturdu, biz bunu denedik ve gördük.İnsanlara şunu söyleyebiliriz, albüm çıkarmadan önce en azından bir sene birlikte çalışsınlar ki birbirlerini tanısınlar ve sahnede nasıl duracaklarını bilsinler.Biz iki sene bununla mücadele ettik aslında.Teknoloji değiştikçe ve geliştikçe 110 da değişecek, çünkü paralel ilerliyorlar.
Bu yıl Radar Live 2007’de sahne aldınız. Nasıl geçti? Bir de yaklaşan festivaller var...
Candan:Bizim için iyi geçti.Albüm yeni çıkmıştı ve bu yüzden tüm bu konserler ve festivaller bizim için bir feedback oluyor.İnsanlar da yeni parçalarımızı dinledikçe bizlere birçok yorumla geri dönüyorlar ki bunların hepsi de olumlu yöndeydi.İşte Radar ve öncesinde çıktığımız konserlerde yeni parçalarımız için bir kamuoyu yoklaması gibi bir durum söz konusuydu.Yaptığımız işin doğru olduğunu görmek güzel... Konserler bizim için keyifli geçmeye başladı.Önümüzdeki günlerde Zeytinli Rock Festivali ve Rock’n Coke’ta sahne alacağız.Bakalım bunlarda geri dönüşüm nasıl olacak... Bunun dışında Radar’da Marilyn Manson’ı izlemek istiyorduk ve izledik ama benim için hayal kırıklığıydı.
Ozan:Ben çok beğendim...
Candan:Benim için Marilyn Manson dendiğinde sahne şovu ön plana çıkar.Müziğine zaten bir lafım yok, sonuçta adamlar yıllardır çok iyi müzik yapıyorlar, bunu biliyoruz.Benim Manson deyince aklıma ilk gelen sahne şovudur ve ben onu göremedim.
Ozan:Sahneye kusmasını falan mı istiyordun?
Candan:Aynen öyle.Ben bir yaratık görmek istiyordum sahnede ama yoktu.
Poposunu açtı bu yetmemiş sanırım...
Candan:Popo açmak günümüzde sempati ya.(gülüşmeler) Bundan yirmi yıl önce k.çını başını açan bir adam gördüğümüzde aman bu ne biçim bir adam derdin ama şimdi bakıyorsun bütün magazin programları dahil insanlar k.çını başını açıyor.Marilyn Manson’a özgü bir durum yok yani ortada.
Peki, 110 akustik bir konser verse nasıl olur?
Ozan:Çok güzel olur.Kişisel olarak benim aklımda var aslında böyle bir düşünce.Ama bunun için de boş bir an gerekiyor ki parçalara yeniden konsantre olup yeniden düzenleyelim.Ben bazen evde sadece piyano ile çalıyorum parçaları, bence çok güzel olur akustik konser.
Candan:Ama şimdi akustik diyoruz da böyle insanların aklında mumlar loş bir ışık falan canlanıyordur.Öyle değil de, parçaları akustik çalarken insanların aynı zamanda o parçaların özünde elektronik müzik olduğunu hissetmelerini de istiyorum ben.Böyle garip bir durumun olmasını istiyorum ama onun yakalanması ve prova edilip çalışılması lazım.
Ozan:Evet güzel olur...
Candan:Olur olur yapılabilir yani... Şimdi bu konuşma vesile olurmuş, Yüxexes diye bir program varmış.(gülüşmeler) Güven Erkin Erkal’a selamlar!:)
|